DUBAİ
7/6/2008 · Kategori: DUBAI



Serap Kent Dubai
Şeyh Raşid bin Said el Maktum, bir zamanların balıkçı köyünü bir dünya kentine dönüştüren yolda ilk adımları attı. Ve Dubai’de, sıcak kumların üzerinde düş kuleleri yükseldi.
Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar çok büyük hayalleri olan bir şeyh varmış. Basra Körfezi kıyılarında, güneşin kavurduğu uykulu bir köyü de içine alan topraklarında, köhne yelkenlilerini ve balıkçı teknelerini kıvrıla büküle akan dar nehir boyunca demirlemiş inci avcıları, balıkçılar ve tüccarlar yaşarmış. Kimsenin tuzlu bir ırmaktan başka bir şey görmediği bu yerde, Şeyh Raşid bin Said el Maktum dünyaya açılan bir kapı görürmüş.
Derken 1959'da bir gün, nehri gemilerin geçebileceği kadar genişletip derinleştirmek için petrol zengini komşusu Kuveyt'ten milyonlarca dolar borç almış. Rıhtımlar, ambarlar inşa etmiş; yollar, okullar ve evler yapmayı planlamış. Bazıları deli olduğunu düşünmüş, bazıları da yanlış yolda olduğunu... Ama Şeyh Raşid yeni başlangıçların gücüne inanıyormuş. Kimi zaman, şafak sökerken yanına oğlu Muhammed'i de alır, ıssız nehir kıyısında yürür, elleri ve sözleriyle düşlerini gökyüzüne yazarmış. Sonunda söyledikleri çıkmış. O, düşlerini gerçekleştirmiş ve insanlar buraya akın etmiş.
Bugün Dubai'yi, oğlu Şeyh Muhammed bin Raşid el Maktum yönetiyor ve nehir kıyısında, bir dönemler babasının gökyüzüne yazdığı düşlerini, milyonlarca insanın yaşadığı, ışıl ışıl, klimalı gökdelenlerle dolu bir fantezi dünyasına dönüştüren kendi düş kuleleri yükseliyor. Manhattan'ı andıran silueti, dünya standartlarındaki limanı ve devasa gümrüksüz alışveriş merkezleriyle, küçük Dubai artık Hindistan'dan daha fazla turist, Singapur'dan daha fazla ticari yük gemisi ve pek çok Avrupa ülkesinden daha fazla yabancı sermaye çekiyor. Dubai'ye yaşamak ve çalışmak üzere yerleşmiş 150 farklı ulustan insan var. Bu insanların en zenginleri için –bazıları palmiye ağacı biçiminde– yapay adalar bile inşa edilmiş. Yüzde 16 olan ekonomik büyüme hızı, neredeyse Çin'in iki katı. İnşaat şantiyelerindeki vinçler, şehrin siluetine düşülmüş ünlem işaretlerini andırıyor.
Yeryüzünde Dubai'nin eşi benzeri yok dense yeridir. Burası, şaşaalı yaşamın dünya başkenti. Aşırılığın ve fırsatların dünyası olan Dubai öyle bir yer ki, tenis yıldızı Andre Agassi ile Roger Federer, Burj Al Arab adlı mega otelin çatısındaki helikopter pistinde gösteri maçı yapıyor; üzeri pırlanta işlemeli cep telefonları, tanesi 10.000 dolardan peynir ekmek gibi satılıyor. Her yıl milyonlarca insan sadece alışveriş yapmak için buraya uçuyor.
Derken 1959'da bir gün, nehri gemilerin geçebileceği kadar genişletip derinleştirmek için petrol zengini komşusu Kuveyt'ten milyonlarca dolar borç almış. Rıhtımlar, ambarlar inşa etmiş; yollar, okullar ve evler yapmayı planlamış. Bazıları deli olduğunu düşünmüş, bazıları da yanlış yolda olduğunu... Ama Şeyh Raşid yeni başlangıçların gücüne inanıyormuş. Kimi zaman, şafak sökerken yanına oğlu Muhammed'i de alır, ıssız nehir kıyısında yürür, elleri ve sözleriyle düşlerini gökyüzüne yazarmış. Sonunda söyledikleri çıkmış. O, düşlerini gerçekleştirmiş ve insanlar buraya akın etmiş.
Bugün Dubai'yi, oğlu Şeyh Muhammed bin Raşid el Maktum yönetiyor ve nehir kıyısında, bir dönemler babasının gökyüzüne yazdığı düşlerini, milyonlarca insanın yaşadığı, ışıl ışıl, klimalı gökdelenlerle dolu bir fantezi dünyasına dönüştüren kendi düş kuleleri yükseliyor. Manhattan'ı andıran silueti, dünya standartlarındaki limanı ve devasa gümrüksüz alışveriş merkezleriyle, küçük Dubai artık Hindistan'dan daha fazla turist, Singapur'dan daha fazla ticari yük gemisi ve pek çok Avrupa ülkesinden daha fazla yabancı sermaye çekiyor. Dubai'ye yaşamak ve çalışmak üzere yerleşmiş 150 farklı ulustan insan var. Bu insanların en zenginleri için –bazıları palmiye ağacı biçiminde– yapay adalar bile inşa edilmiş. Yüzde 16 olan ekonomik büyüme hızı, neredeyse Çin'in iki katı. İnşaat şantiyelerindeki vinçler, şehrin siluetine düşülmüş ünlem işaretlerini andırıyor.
Dubai ayrıca, yıkımların ve durağanlığın yaşandığı Ortadoğu'da ender başarı öykülerinden biri. Dubai'nin şatafatlı bir istisna mı, yoksa diğer Arap uluslarının da kopya etmesi gereken bir model mi olduğu, İslam dünyasının modernleşmeyle başa çıkmaya çalıştığı şu günlerde irdelenmeye değer bir soru. El Arabiya haber kanalının müdürü olan Suudi gazeteci Abdulrahman el Raşid durumu şöyle özetliyor: “Dubai, Arap dünyasının geri kalanı üzerinde bir baskı oluşturuyor. Şimdi insanlar kendi yöneticilerine 'Dubai bunu yapabildiyse biz neden yapamıyoruz' diye sormaya başladı."Işıltılı Kale
Betonu, gece gündüz çalışan işçilerce dökülen Jumeirah Beach Residence sadece 36 ayda inşa edildi. Bazıları, değişimin hızını ve planlama eksikliğini eleştiriyor: Apartman kompleksleri, Dubai'nin geri kalanının kıyıyla bağlantısını kesen bir duvar gibi göğe yükseliyor.
Yeryüzünde Dubai'nin eşi benzeri yok dense yeridir. Burası, şaşaalı yaşamın dünya başkenti. Aşırılığın ve fırsatların dünyası olan Dubai öyle bir yer ki, tenis yıldızı Andre Agassi ile Roger Federer, Burj Al Arab adlı mega otelin çatısındaki helikopter pistinde gösteri maçı yapıyor; üzeri pırlanta işlemeli cep telefonları, tanesi 10.000 dolardan peynir ekmek gibi satılıyor. Her yıl milyonlarca insan sadece alışveriş yapmak için buraya uçuyor.
Afşin Molavi
Dünyanın Sekizinci Harikası
Dalları, 4000 villa ve apartman için deniz kıyısında arsalar sunan yapay ada Jumeirah Palmiyesi, Basra Körfezi'ne pervasızca uzanıyor. Dünyanın Sekizinci Harikası olarak da anılan bu yeni yerleşim alanı Dubai'nin 70 kilometrelik kıyı şeridini iki katına çıkarırken, kıyı ekosistemlerine de zarar verdi.
Fotoğraflar: Maggie Steber
Bunları Biliyor muydunuz?
Dubai'de insan yapımı Palmiye Adaları planlamayla ve titiz mühendislikle yaratıldı. Kurulan ilk ada olan Jumeirah Palmiyesi, arazi ıslah çalışmalarını dalgalı denizden korumaya yönelik yarımay biçimli bir dalgakıranla başladı. Dalgakıran en derin noktasında denizin 11 metre dibinde kalıyor ve alçalma evresindeki deniz düzeyinin 4 metre yukarısına yükseliyor; adayı akla gelebilecek en kötü deniz koşullarından koruyacak şekilde tasarlanmış. Mühendisler adanın palmiye yaprağı biçimindeki çıkıntıları arasında tutulacak suyun acılaşmasını önlemek amacıyla, yarımayın her iki yanına deniz suyunun girişini sağlayan oluklar yerleştirdi.
Yarımayın dibi çöl yerine denizden alınmış kumların yığıldığı küçük bir tepeden oluşuyor; çünkü mühendislere göre, deniz kumu doğal çevre bakımından daha dayanıklı ve sismik bakımdan daha kararlı. Mühendisler kum yerleştirmenin doğruluğunu bir santimetreye kadar varan bir payla kontrol etmek için bir Diferansiyel Küresel Konumlandırma Sistemi'ni kullandılar. Kumu örten su geçirimli bir jeotekstil levhası, kumun yerinde kalmasını ve suyla sürüklenmemesini sağlıyor.
Kumun üstünde her biri bir ton ağırlığında "küçük" kayalardan oluşan bir koruyucu katman yer alıyor. Yarımayın iç kısmında her birinin ağırlığı bir ila dört ton arasında değişen kayalardan oluşmuş bir "ayak parmağı" yatıyor; bu kayalar yüzer bir vinçle kaldırılıp yerine kondu ve daha sonra sualtı ekskavatörlerle sıkıştırılıp şekillendirildi. Küçük kayalardan oluşan katmanların yukarısında her birinin ağırlığı altı tona kadar varan kayalardan oluşmuş iki "zırh" katmanı daha var.
Yarımayın sağlamca kondurulmasından sonra, iç adanın temelini kurmak üzere 5 milyon metreküp kaya yerleştirildi. Ardından tarak makineleri kara kütlesini oluşturacak 92 milyon metreküp kumu aktarmak üzere saat yönünde bir dönüşle çalışmaya başladı. Bu işlem tamamlanınca, zeminin üstünde inşaya geçilmeden önce kumu oturtmak hayati bir konuydu —bu, normalde milyonlarca yılı alan doğal bir süreçtir. Dolayısıyla kum izleyen 50 yılda en çok iki buçuk santim oturmasını sağlayacak şekilde "titreşimle sıkıştırma" işleminden geçirildi.
Dubai'de insan yapımı Palmiye Adaları planlamayla ve titiz mühendislikle yaratıldı. Kurulan ilk ada olan Jumeirah Palmiyesi, arazi ıslah çalışmalarını dalgalı denizden korumaya yönelik yarımay biçimli bir dalgakıranla başladı. Dalgakıran en derin noktasında denizin 11 metre dibinde kalıyor ve alçalma evresindeki deniz düzeyinin 4 metre yukarısına yükseliyor; adayı akla gelebilecek en kötü deniz koşullarından koruyacak şekilde tasarlanmış. Mühendisler adanın palmiye yaprağı biçimindeki çıkıntıları arasında tutulacak suyun acılaşmasını önlemek amacıyla, yarımayın her iki yanına deniz suyunun girişini sağlayan oluklar yerleştirdi.
Yarımayın dibi çöl yerine denizden alınmış kumların yığıldığı küçük bir tepeden oluşuyor; çünkü mühendislere göre, deniz kumu doğal çevre bakımından daha dayanıklı ve sismik bakımdan daha kararlı. Mühendisler kum yerleştirmenin doğruluğunu bir santimetreye kadar varan bir payla kontrol etmek için bir Diferansiyel Küresel Konumlandırma Sistemi'ni kullandılar. Kumu örten su geçirimli bir jeotekstil levhası, kumun yerinde kalmasını ve suyla sürüklenmemesini sağlıyor.
Kumun üstünde her biri bir ton ağırlığında "küçük" kayalardan oluşan bir koruyucu katman yer alıyor. Yarımayın iç kısmında her birinin ağırlığı bir ila dört ton arasında değişen kayalardan oluşmuş bir "ayak parmağı" yatıyor; bu kayalar yüzer bir vinçle kaldırılıp yerine kondu ve daha sonra sualtı ekskavatörlerle sıkıştırılıp şekillendirildi. Küçük kayalardan oluşan katmanların yukarısında her birinin ağırlığı altı tona kadar varan kayalardan oluşmuş iki "zırh" katmanı daha var.
Yarımayın sağlamca kondurulmasından sonra, iç adanın temelini kurmak üzere 5 milyon metreküp kaya yerleştirildi. Ardından tarak makineleri kara kütlesini oluşturacak 92 milyon metreküp kumu aktarmak üzere saat yönünde bir dönüşle çalışmaya başladı. Bu işlem tamamlanınca, zeminin üstünde inşaya geçilmeden önce kumu oturtmak hayati bir konuydu —bu, normalde milyonlarca yılı alan doğal bir süreçtir. Dolayısıyla kum izleyen 50 yılda en çok iki buçuk santim oturmasını sağlayacak şekilde "titreşimle sıkıştırma" işleminden geçirildi.
Marisa Larson
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
Son Yazılarım
- DUBAİ
- LAS VEGAS GROWING UP
- VENEDİK
- BERLİN
- NEW YOURK
- PAMUKKALE
- Knight Online 1.506
- ESET NOD32 Antivirus 3.0
- Kaygan Zemin
- ŞEYTAN :))
Kategorilerim
Arkadaşlarım
- didoli82
- makhina
- yasampenceresi
- rufeydem
- withmyheart
- becede
- kukuli
- geldostagidelim
- yagmurlagezinti
- dindargenclik
- nuriayn
- sevdayayolculuk
- erhan305
- darknesstanbul
- rapkamyonu
- koddelisi